Blog

  • Gusül, Gusül nedir?

    Gusül, Gusül nedir?

    Gusül;bütün bedenin yıkanması,yani boy abdesti almaktır.
    Buna büyük temizlik denir.
    Böyle bir temizliği gerektiren hal,cünüplük,kadınların hayız ve nifas kanlarının sona ermesidir.Cünüplük,şehvetle meninin atılmasından ve cinsel ilişkiden meydana gelir.

    Ayrıca bakını;

    Guslün farzları Hanefi ve Şafii mezhebi

    Guslün sünnetleri Hanefi ve Şafii mezhebi

    Gusül gerektiren haller

    Gusül abdesti alma şekli Hanefi ve Şafii mezhebi

  • İman (hadis)

    İman (hadis)

    Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre,Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e imanın ne olduğu sorulunca şu şekilde cevap vermiştir:

    İman;ALLAH’tan başka ilah olmadığına,Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in O’nun kulu ve Resulü olduğuna,ALLAH’ın meleklerine,kitaplarına,peygamberlerine,Ahiret gününe,kaza ve kadere,hayır ve şer her şeyin ALLAH’ın takdiri ve yaratmasıyla olduğuna inanmaktır.”(Buhari,Müslim,Ebu Davud)

  • Gusül abdesti alma şekli Hanefi ve Şafii mezhebi

    Gusül abdesti alma şekli Hanefi ve Şafii mezhebi

    Hanefi ve Şafii mezhebine göre ,gusül abdesti şöyle alınır

    1) Önce besmele çekilir

    2) Gusüle niyet edilir.

    3) Vücudun herhangi bir yerinde suyun deriye ulaşmasını engelleyebilecek bir şey varsa,giderilip temizlenir.

    4) Avret yerleri ve çevresi yıkanıp temizlenir.

    5) Eller bileklere kadar yıkanır,ıslak parmaklar birbirine geçirilerek hilallenir.

    6) Yüzük varsa altının ıslanması için hareket ettirilir.

    7) Sağ avuç ile ağza üç defa su alınıp çalkalanır.Oruçlu değilse gargara yapılır.

    8 ) Sağ avuç ile buruna üç defa su çekilir,oruçlu değilse,suyun genize ulaşması için kuvvetlice çekilir ve her defasında sol el ile sümkürülüp iyice temizlenir.

    9) Yüzün tamamı üç defa yıkanır ve bundan sonra normal abdestte olduğu gibi diğer abdest organları da yıkanır.Şayet basılan yerde su toplanıyorsa,ayak yıkama işi sonraya bırakılır.

    10) Abdest tamamlandıktan sonra başa üç defa su dökülür,bütün vücud ovulur.

    11) Önce sağ sonra sol omuza üçer defa su dökülüp,her defasında kuru yer kalmayacak biçimde bütün vücut ovulur.

    12) Vücudun her tarafına,göbek çukuru,deri kırışıklığı gibi bütün yerlere suyun ulaşması sağlanır.

    13) Ayakların bastığı yerde su birikintisi varsa,temiz bir yerde ayaklar yıkanır.

     İşte bu şekilde ve bu sıraya göre yapılan gusül ,usulüne uygun olarak yapılmış gusüldür.

    Guslün farzları Hanefi ve Şafii mezhebi

    Guslün sünnetleri Hanefi ve Şafii mezhebi

    Gusülde dikkat edilecek hususlar

    Kaynak:  İbadetlerin Edeb ve Sırları / Reyhani Yayın evi

  • Gusülde dikkat edilecek hususlar

    Gusülde dikkat edilecek hususlar

    Hanefi ve Şafii mezhebine göre,vücudun her tarafını yıkarken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır.Bu hususlara dikkat edilmediği takdirde gusül sahih olmaz.

    1-) Deri üzerinde,deriye yapışıp suyun alta geçmesine engel olan maddeler varsa,abdestte de olduğu gibi,bu maddeleri gusülden önce gidermek gerekir.
    Mesela,Tırnak ve deri üzerinde kuruyup kalan hamur,yağlı boya,oje ve benzeri maddeler suyu alta geçirmezler.Bunun için gusülden önce bunların temizlenmesi gerekir.
    Aksi halde yapılan gusül geçerli sayılmaz.

    2) Gusül yaparken su kadının saçının dibine ulaşıyorsa,örülü olan saçını çözmesi gerekmez.Çünkü örülmüş saçı çözmekte güçlük vardır.
    Ama saç çözülmüş ise,bütününü yıkamak yine ittifakla farzdır.Örülmüş saçın kökü ıslanmazsa mutlaka çözülmesi gerekir.

    3) Hanefi mezhebine göre,kadın gusül yaparken küpesini oynatması vacibtir.Şayet küpesi yoksa dahi yine de küpe deliğine her hangi bir şeyle suyun ulaşmasını sağlamak guslün sahih olması için şarttır.Şayet küpe delikleri çok küçükse,oraya su ulaştırmak güçlük olduğundan ,suyu ulaştırmak gerekmez.

    Şafii mezhebine göre,kulak deliklerinin görünen kısımlarının yıkanması vacibtir.

    4) Vücutta bulunması muhtemel olan çukurluklar ve kırışıklıkların arasına da suyu ulaştırmak gerekir.Göbek çukuru,çene ucu çukuru,gamze,yaşlılık ve zayıflıktan olan deri kırışıklıkların arası su ile yıkanmalıdır.

    (Durrü’l-Muhtar: 1/140-143,Meraki’l-Felah;17,Muğni’l-Muhtac;1/72)

    Bakınız;

    Guslün farzları Hanefi ve Şafii mezhebi

    Guslün sünnetleri Hanefi ve Şafii mezhebi

    Kaynak:  İbadetlerin Edeb ve Sırları / Reyhani Yayın evi

  • Guslün sünnetleri Hanefi ve Şafii mezhebi

    Guslün sünnetleri Hanefi ve Şafii mezhebi

    Hanefi ve Şafii mezhebine göre ,guslün sünnetleri şunlardır.

    1) Besmele çekmek

    2) Niyet etmek hanefi mezhebine göre sünnettir.(şafii mezhebine göre niyet fardır.)

    3) Gusül den evvel abdest almak.

    4) Elleri bileklere kadar yıkamak

    5) Avret yerini yıkamak

    6) Baş üzerine su döküp baş ve saçı hilallemek

    7)Sonra sağ tarafı üzerine su dökmek.

    8)Sonra sol tarafı üzerine su dökmek.

    9) Vücudu ovalamak

    10) Üçlemek,yani başı,sağ ve sol tarafı üçer defa yıkamak.

    11) Yalnızda olsa avret yerini örtmek.Çıkmadan önce üzerindeki örtüyü çıkarıp bir miktar su dökündükten sonra derhal giyinilmelidir.En efdal şekli budur.

    12) Yıkanırken ara vermemek.

    13)Guslederken konuşmamak.

    14)Elbise giyerken çabuk örtünmek.

    15)Suyun biriktiği bir yerde yıkanılıyorsa ayakları yıkamayı en sona bırakmak.

     Ağza ve burna su vermek Şafii mezhebine göre sünnet,Hanefi mezhebine göre farzdır.( el-Kavaninu’l-Fıkhiyye;26,Şerhu’s-Sağir;1/170,el-Muğni;1/217)

     Abdest için mekruh olan şeyler ,gusül içinde mekruhtur.Ayrıca Guslün sünnetlerinden birisini terk etmek ve gusül esnasında dua okumakta mekruhtur.

    ayrıca bakınız;

    Guslün farzları Hanefi ve Şafii mezhebi

    Gusül gerektiren haller

    Kaynak: İbadetlerin edeb ve sırları

  • Guslün farzları Hanefi ve Şafii mezhebi

    Guslün farzları Hanefi ve Şafii mezhebi

    Hanefi mezhebine göre,guslün farzları üçtür:
    1-) Ağzı bol su ile çalkalamak.
    2-) Buruna bol su çekip genize kadar ulaştırmak.
    3-) Vücudun her tarafını kuru bir yer kalmayacak şekilde yıkamaktır.

    Şafii mezhebine göre de,Hanefi mezhebinden ayrı olmak üzere guslün farzları üçtür:
    1-) Gusül için niyet etmek.
    2-) Vücutta necaset varsa önce onu temizlemek.
    3-) Vücudun her tarafını kuru bir yer kalmayacak şekilde yıkamaktır.Ağız ve burun içi vücudun dış kısmından sayılmaz.Buna göre,gusülde vücudun dış kısmından sayılmayan ağız ve burun içini su ile yıkamak farz değildir.

    ayrıca bakınız;

    Gusül gerektiren haller

    Guslün sünnetleri Hanefi ve Şafii mezhebi

    Kaynak: İbadetlerin edeb ve sırları.

  • Gusül,Guslü gerektiren haller

    Gusül,Guslü gerektiren haller

    Gusül;bütün bedenin yıkanması,yani boy abdesti almaktır.
    Buna büyük temizlik denir.
    Böyle bir temizliği gerektiren hal,cünüplük,kadınların hayız ve nifas kanlarının sona ermesidir.Cünüplük,şehvetle meninin atılmasından ve cinsel ilişkiden meydana gelir.

    Guslü gerektiren haller

    1-) İttifakla,şehvetle yerinden ayrılan ve şehvetle yerinden atılan bir meniden dolayı gusletmek gerekir.Şehvetle yerinden ayrılıp,şehvet kesildikten sonra dışarıya atılan meniden dolayı da İmam-ı Azam,İmam Muhammed ve İmam-ı Şafii’ye göre gusletmek gerekir. Ebu Yusuf’a göre gusül gerekmez.

     Rüyada şehvetle ayrılan meninin,şehvet kesildikten sonra dışarıya akıtılmasını sağlamak için tenasül organını tutmak ve sakinleştikten sonra dışarıya akıtmakta,misafir ve şiddetli soğukta bulunanlar için Ebu Yusuf’ın görüşünü seçmekte ruhsat vardır.

    2-) Hanefi ve Şafii mezhebine göre,bakmak ve dokunmak suretiyle,şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir.

    3-) Hanefi ve Şafii mezhebine göre,cinsel ilişki halinde,sünnet yerinin veya o kadar bir kısmının kadının tenasül uzvuna girmesi ile meni gelmese dahi,büluğ çağına ermiş(Şafii mezhebinde büluğ çağına ermeyen çucuk ve deli de dahil) erkek ve kadının gusletmeleri gerekir.

    4-) Ebu Yusuf’a göre,uykudan uyanan kimse yatağında,çamaşırında veya bedeninde bir yaşlık görünce bakılır.Eğer rüyada cinsel ilişkide bulunduğunu hatırlıyorsa,gusletmesi gerekir.Yaşlığın meni olup olmadığında şüpheye düşmesi bir önem taşımaz.Ancak ihtilam olduğunu hatırlamadığı takdirde,yaşlığın mahiyetinin ne olduğu üzerinde durulmaz ve gusül gerekmez.Çünkü akıntının şehvetle geldiği bilinmemektedir.
    İmam-ı Azam ve İmam Muhammed’e göre,gelen akıntının mezi olduğunu anlıyorsa,yatmadan önce zekeri dik vaziyette olduğu halde ise,gusletmesi gerekmez.Fakat meni olduğunu biliyor veya şüpheye kapılıyorsa gusül yapması gerekir. İhtiyata uygun olan bu olduğundan fetva da buna göredir.

     Şafii mezhebine göre,ihtilam olduğunu hatırlamayan kişi,çamaşırında gördüğü yaşlığın meni olduğuna kesin kanaat getirirse gusletmesi farzdır.Yaşlılığın mezi,vedi veya idrar olduğu belli ise,gusletmesi gerekmez.Meni mi,mezi mi olduğu hususunda tereddüd eden kimsenin ihtiyaten gusletmesi daha iyidir.

    5-) Hanefi ve Şafii mezhebine göre,sarhoş veya bayılmış olan bir kimsenin kendine geldiği zaman kendisinde meni bulacak olsa,gusletmesi gerekir.Mezi bulacak olsa gerekmez.

    6-) İttifakla,hayız ve nifas kanı kesilen kadının gusletmesi gerekir.

    7-) Hanefi mezhebine göre,şehvet olmaksızın dayak atılmaktan,ağır bir yük kaldırmaktan ve yüksek bir yerden düşmekten dolayı meni gelirse gusül gerekmez.Fakat Şafii mezhebine göre bu gibi durumlarda da gusül gerekir.

    😎 Hanefi ve Şafii mezhebine göre,parmağın,kadının fercine ve dübüre girmesiyle gusül gerekmez.Ancak parmağı ferce sokarak tatmin olma kastedilirse gusül vacip olur.

     Daha önce de geçtiği gibi,mezi ve vedinin çıkması halinde,gusletmek gerekmez.
    Mezi;şehvet anında üreme organından çıkan ince bir sıvıdır.
    Vedi;idrardan önce ve sonra ya da ağır bir şey kaldırılınca çıkan beyaz,bulanık bir sıvıdır.
    (Durrü’l-Muhtar;1/148-156,Fethu’l-Kadir;1/41-44,Muğni’l-Muhtac;1/168)

  • Abdest

    Abdest

    Abdest;abdestsiz olarak yapılması helal ve caiz olmayan;namaz kılmak,Kur’an-ı Kerim’i tutmak veya Kabe’yi tavaf etmek gibi ancak abdestli olarak yapılabilen ibadetleri yapmak için gereklidir.

    ALLAH-U ZULCELAL ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
    “Ey iman edenler! Namaza kalktığınız vakit,yüzünüzü ve ellerinizi dirsekler dahil yıkayın,başınızı mesh edin,ayaklarınızı da topuklara kadar yıkayın.”(Maide;6)

     Rivayet olunmuştur ki;Adem aleyhisselam cennette buğdayı yediği zaman,yüzü ile buğdaya yönelmiş,eliyle onu almış ve eliyle başına dokunmuş ve ayakları ile de yürümüştü.ALLAH-U ZÜLCELAL onun tevbesini kabul ettiği zaman, o günahı işlerken kullandığı azalarını yıkaması ve başına dokunduğu için başını meshetmesi,ona ilham olundu.İşte abdest azalarının yıkanmasının hikmeti budur.

    Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
    “Din,temizlik üzerine bina edilmiştir.”(Taberani)
    Bu temizliklerin başında abdest gelmektedir.Abdest alan kimsenin kalbi saygı dolu olmalı,Rabbini ziyaret ettiğini,O’nun huzurunda olduğunu bilerek ona göre hareket etmelidir.

     Çünkü ALLAH-U ZÜLCELAL azaların su ile yıkanmasını günahlardan arınmanın sembolü kılmıştır.Onun için abdesti adablarına riayet ederek almak,büyük mükafatları da beraberinde getirir.Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
    ”  Abdest ne güzel sevaptır.Herhangi bir kimse ,ALLAH-U ZÜLCELAL’in rızasını kazanmak için namaz kılmak isteyip,abdest almaya teşebbüs ettiği zaman;ağzına su verince,dili ile yapmış olduğu bütün günahları bu su damlaları ile yere dökülür ve ALLAH-U ZÜLCELAL tarafından af ve mağfiret olunur.

      Yüzünü yıkadığı zaman,gözleri ile yapmış olduğu bütün günahları,bu su damlaları ile yere dökülür,af ve mağfiret olunur.Ellerini yıkadığı zaman,elleri ile yapmış olduğu günahları parmak uçlarından dökülür.Ayaklarını yıkadığı zaman,ayakları ile yapmış olduğu günahları bu su damlaları ile dökülür,af ve mağfiret olunur. 
    “(Ebu Davud,İbni Mace)

    Bu hadis şuurlu olarak düşünen insanlar için büyük bir işarettir.

    Kaynak:İbadetlerin Edeb ve Sırları

    Yazıda herhangi bir hata eksik varsa lütfen konu altından uyarınız.

  • darü’l- harb de faiz – darul harb

    darü’l- harb de faiz – darul harb

    darü’l- harb de faiz – darul harb

    İmam-ı Azam ve İmam Muhammed‘e göre ,küfür diyarında yaşayan bir müslümanın gayr-i müslimden faiz almasında beis yoktur.

     Çünkü onlara göre faiz almak hiyanet sayılmaz,normaldir.

     Hanefi alimlerinden imam-ı Serahsi bu konuda şöyle demiştir:

     ” Müslüman,darü’l- harb’e (darü’l-harb hükmünde olan bir ülkeye)pasaportla girdiğinde,onlarla yaptığı anlaşmalara sadık kalacağına söz vermiş demektir.Verdiği söze uymalı,anlaşmalarına sadık kalmalıdır.İtimat edilmeyen insan durumuna düşmemelidir.Onlara göre meşru olan faizli alışverişle mallarını alması da caiz ve meşrudur.Ancak,bu faiz alış verişi gayr-i müslimlerle olur.Orada bulunan müslümanların kendi aralarında birbirlerinin mallarını faizle almaları caiz değildir.”

     Şafii ,Maliki ve Hanbeli mezheblerine ve Hanefilerden Ebu Yusuf’a göre,ne islam diyarında ve de küfür beldesinde faiz muamelesi caiz değildir.Onun için her türlü faiz muamelerinden kaçınmak lazımdır.Darü’l-harbte de olsa,faizli işleri meslek edinmek huzur vermeyen bir kazanç yoludur.

    kaynak: ibadetlerin edeb ve sıraları

  • ilk müslümanların habeşistan’a hicreti

    ilk müslümanların habeşistan’a hicreti

    ilk müslümanların habeşistan’a hicreti

    müşrikler,Müslümanlara eziyetlerini şiddetlendirince Cafer Bin Ebi Talib ile bazı Müslümanlar Habeşistana hicret ettiler.Kureyşliler onları geri getirmek üzere Amr bin el-As ve Umare bin Velid’i Necaşi’ye ve Eşrafa hediyelerle gönderdiler.

    Amr ve Umare,Neceşi’ye;

     “Memleketinize sizin ve bizim dinimiz üzere olmayan kavmimizden bazıları geldi onları bize teslim ediniz.” dediler.
    Meclisteki eşraf da teslim etmesini tavsiye ettiler.Necaşi ” ben onları dinleyip ne olduklarını anlamadan size teslim etmem .” dedi.

    Sonra H.z cafer ve diğer müslümanları huzuruna getirtti.

    H.z Cafer,meclise girdiğinde selam verdi,fakat orada adet olduğu üzere secde etmedi.Necaşi;
     “Ey topluluk!söyleyiniz,niçin benim yanıma kavminizden şunlar gibi girmediniz,İsa bin Meryem hakkında ne dersiniz,sizin dininiz nedir?” diye soru.

    Şöyle cevap verdiler;

    ” Dinimiz İslam ‘dır.Bunu bize nesebini ve evsafını pek iyi bildiğimiz içimizden bir zat getirdi.ALLAH,bizden öncekilere nasıl RESULLLER gönderdi ise bize de onu gönderdi.
    O ,Bize,ana babaya iyiliği,doğruluğu,ahde vefayı,emanetleri edayı emreder,putlara tapmaktan men eder,sadece bir olan ALLAH’a ibade etmemizi ve ona ortak koşmamamızı emreder.Biz onu tasdik ettik,ALLAH’ın kelamını anladık ve bildik ki onun getirdikleri ALLAH katındandır.Biz böyle yaptığımızda kavmimiz bize ve sadık Peygambere düşman oldular,Onu yalanladırlar ve öldürmek istediler,bizleri putlarına taptırmak istediler.Bizde dinimiz ve kanımız için sizin yanınıza hicret ettik.

     Sizin huzurunuza selam ise girmemiz ise;Peygamberimiz bildirdiki cennet ehlinin tahiyyesi selamdır.Bizlere de karşılaştığımızda böyle yapmamızı emretti.

     H.z İsa’ya gelince o sadece ALLAH’ın kulu ve RESULU,Meryem’e ilka ettiği kelimesi ve ondan bir ruhtur,pek iffetli Meryem’in oğludur.”dedi.

     Necaşi,Amr’a hediyelerini iade ettirdi ve “Bunları teslim etmem için bana dağlar ağırlığınca altın verseniz kabul etmem” dedi,Müslümanlara da eman verdi.Daha sonra kendisi de Müslüman olmuştur.ALLAH ondan razı olsun.