Blog

  • Zekatın Farz Olmasının Şartları – Zekat Kimlere farz

    Zekatın Farz Olmasının Şartları – Zekat Kimlere farz

    Zekatın Farz Olmasının Şartları,Zekat Kimlere farzdır


    1- Hür olmak.
    2- Müslüman olmak.
    3- Hanefi mezhebine göre zekat, ergen ve akıllı kişilere farzdır. Şafiî mezhebine göre ise, çocuklar ve delilerin de diğer mükellefler gibi zekât vermeleri gerekir. Bunlar adına velileri zekatı öderler.
    4- Malın zekata tabi olan mallardan olması: Hanefî ve Şafiî mezhebine göre, zekat alınan mallar şunlardır: altın ve gümüş paralarla altın ve gümüşün külçeleri ve bunların yerini alan paralar, madenler, defineler, ticari mallar, zirai ürünler ve evcil otlak hayvanlar.
    5- Zekatı verecek kişi, temel ihtiyaçlarını ve borçlarını karşıladıktan sonra,malı “nisap miktarı” denilen çokluğa ulaşıyorsa zekâtını vermesi gerekir.
    6- Nisap miktarı malın üzerinden kameri bir yıl geçmiş olması.

    Bknz; Zekat

    Bknz; Nisap Miktarı ne kadar?

    Kaynak:Temel dini bilgiler reyhani yayınları

  • Ezan duası okunuşu , Ezan Duası Türkçe Anlamı nedir

    Ezan duası okunuşu , Ezan Duası Türkçe Anlamı nedir

    Ezan duası okunuşu,Neden okuruz?Ezan okunduğu zaman Ezana İcabet Ezan Duası Okunuşu ,Ezan Duası Türkçe ve Arapça Okunuşu,Ezan Duası Türkçe Anlamı nedir?
    Hanefi mezhebine göre, ezanı işiten kimsenin,ezana icabet etmesi vacibtir. Şafli mezhebi ve
    Hanefi mezhebinde diğer bir kavle göre sünnettir.

    İmam-ı Suyuti de: “Kim ezan okunurda ona icabet etmezse onun akıbetinden korkulur.” Demiştir. Onun için ezana icabet etmede büyük titizlik gösterilmelidir.

    Ezana icabet etmek,ezan okunurken ezan sözlerini tekrar etmek


    Ezana icabet; ezan sözlerini tekrar etmek ile olur. Ancak: “Hayye ale’s-Salâh” ve “Hayye ale’l- Felah” sözlerini duyunca şöyle denilir: “La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil ázim
    Sabah namazında müezzin: “Es-salâtü hayru’n mine’n-nevm” dediği zaman: “Sadakte ve Berirte” denilir.
    Anlatıldığına göre, İbn Abbas radıyallahu anh bir gün sahabelerle otururken ezan okunmaya başladı.
    İbn Abbas radıyallahu anh öyle şiddetli ağlamaya başladı ki, cübbesi sanki su dökülmüş gibi ıslandı.
    Bunu gören diğer sahabeler de ağlamaya başladılar.
    İbn Ali radıyallahu anh ona dedi ki: “Ey Resulullah’ın amcasının oğlu, niçin böyle ağlıyorsun?
    Biz sen ağlıyorsun diye ağlıyoruz
    .”
    İbn Abbas radıyallahu anh dedi ki: “Müezzinin ne dediğini biliyor musunuz?” Sahabe-i kiram:
    “Müezzinin ne dediğini bize söyle ey İbn Abbas!
    “dediler.

    ibn Abbas radıyallahu anh şöyle buyurdu: “Müezzin Allah-u Ekber dediği zaman: “Ey meşgul
    olan insanlar! Uğraştığınız işleri bırakın ve ezana dönün ve sizin için en hayırlı olan namaza
    gelin.”
    “Eşhedü en la ilahe illallah, dediği zaman:
    “Gökleri, yeri ve onların içerisinde bulunan melekleri, size haber verdiğime şahit tuttum.”
    “Eşhedü enne Muhammeden Resulullah dediği zaman
    :

    Bütün peygamberleri ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i size günde beş sefer haber verdiğime şahit tuttum.
    Hayya ale’s-Salah, dediği zaman: “Allah-u Zülcelál bu dini ve namazı sizin üzerinize kaim etti. Öyle ise, bu dinin ve namazın gereklerini yerine getirin.”
    Hayya ale’l-Felâh, dediği zaman: “Allah-u Zülcelal’in rahmetine girin ve hidayet hazinesinden payınıza düşeni alın.”
    Son olarak Allah-u Ekber, dediği zaman:
    Namaz olmadan yapılan işler haramdır.”
    La ilahe illallah, dediği zaman:

    Bu emanet yedi kat yerin ve yedi kat göğün emanetidir. İster yerine getir, ister yerine getirme.” demektedir.”


    İşte, müezzin ister bu okuduğu ezanın manasını bilsin, isterse bilmesin, günde beş sefer ezan okuduğu zaman, bizleri bu mana ile Allah-u Zülcelal’e doğru çağırmaktadır. Onun için ezan okunduktan sonra Allah-u Zülcelal’in dininin direği olan namazamuhabbetle koşmak lazımdır.

    Hem sabah namazı ezanı, hem de diğer vakit namazlar için ezan okunduğunda müezzinin sesi ilk
    işitildiği zaman Sa’d bin Ebî Vakkas radıyallahu anh‘dan rivayet edilen şu dua okunmalıdır:
    Ve enne eşhedü en lâ ilâhe illallahu vahdehu la şerike leh. Ve enne Muhammeden abduhu ve
    Resuluhu. Radıytu billahi Rabben ve bil-İslami dinen ve bi Muhammeden sallallahu aleyhi ve
    sellem Resula
    ” (Müslim, Tirmizi)


    Türkçe Anlamı:

    “Ben, Allah‘tan başka ilâh olmadığına ve onun tek olduğuna ve hiçbir ortağı bulunmadığına ve Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem‘in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şahadet ederim. Rabbimin Allah olmasına,dinimin islam olmasına ve Peygamberimin Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem olmasına razıyım.”


    Ezan duası okunuşu

    Ezan bittikten sonra da salâvat getirilip ezan duası okumak sünnettir:
    Ezan Duası:

    Ezan Duası Arapça Okunuşu


    اللهم رب هذه الدعوة التامة والصلاة القائمة آت محمدا
    الوسيلة والفضيلة وابعثه مقاما محمودا الذي وعدته

    Ezan Duası Okunuşu

    “Allahümme rabbe hazihid-daveti’t-tâammeh.Vessalati’l- kâimeh. Ati seyyidina Muhammeden
    sallallahu aleyhi ve sellem el-vesilete ve’l-fadileh.Veb’ashu makamen mahmuden ellezi ve adtehu.
    (Inneke lå tuhlifu’l-miad.)”

    Ezan duası Türkçe Anlamı


    “Ey bu tam olan davetin ve kılınmakta olan namazın Rabbi olan Allah’ım. Muhammed’e vesile ve
    fazilet ver ve onu vaadettiğin övülmüş makam olan “Makam-ı Mahmud’a” gönder. (Sen verdiğin sözü
    bozmazsın.)”


    Cabir radıyallahu anh’dan rivayet edilen hadis-i şerifte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
    şöyle buyurmuştur: “Kim ezanı işittiğinde bu duayı okursa, kıyamet gününde şefaatim ona helal
    olur.” (Müslim)

    Ayrıca Bknz; Eve girerken okunacak dua

    Kaynak: Seyda Muhammed Konyevi (k.s)

  • Eve girerken okunacak dua

    Eve girerken okunacak dua

    Eve girerken okunacak dua,Eve girerken okunacak dua Arapça okunuşu,Eve girerken okunacak dua Türkçe anlamı ve Eve girdiğinde selam vermek

    Eve girerken okunacak dua Arapça

    اللهم إني أسألك خير المولج وخير المخرج
    بسم الله ولجنا وبسم الله خرجنا وعلى الله ربنا توكلنا

    Eve girerken okunacak dua Arapça okunuşu


    “Allahümme inni es’elüke hayral mevleci ve hayral mahreci Bismillahi velecnâ ve bismillahi
    haracnâ ve alellâhi Rabbena tevekkelnâ”

    Eve girerken okunacak dua Türkçe anlamı:


    “Ey Allah’ım! Senden, girilen yerin de, çıkılan yerinde hayrını isterim. Allah’ın adıyla girdik, Allah’ın
    adıyla çıktık. Rabbimiz Allah’a (dayanıp) tevekkül ettik.” (Ebu Davud)

    Eve girdiğinde selam vermek.


    İnsan eve girdiğinde, evde kimse yok ise şöyle demelidir:


    السلام علينا وعلي عبادالله الصالحين

    “Esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhissalihin.”

    “Bize ve Allah’ın salih kullarına selam olsun.”

    Evde insan varsa şöyle demelidir:
    السلام عليكم ورحمة الله وبركاته
    “ESselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berakatühü”


    “Allah’ın rahmet, bereket ve selamı sizin üzerinize olsun.” (imam Malik)

    Bknz: Evden çıkarken okunacak dua

    Kaynak:Seyda Muhammed Konyevi (K.s)

  • Evden Çıkarken okunacak dua

    Evden Çıkarken okunacak dua

    Evden Çıkarken okunacak dua


    İnsan abdestini ve giyimini tamamladıktan sonra sabah namazını cemaatle eda etmek için evinden
    çıkar.

    Evinden çıkarken dua etmeyi ihmal etmez.
    Nitekim Ümmü Seleme radıyallahu anha’nın rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi
    ve sellem hane-i saadetinden çıkarken şöyle dua ederdi:


    بسم الله توكلت على الله اللهم إني أعوذ بك أن أضل
    از اضل او ازل او ازل او اظلم او أظلم
    او اجهل أو يجهل على

    Evden Çıkarken okunacak dua Arapça okunuşu

    Bismillahi tevekkeltü alellahi, Allahümme inni euzü bike en edille ev üdille ev ezille ev üzille ev
    ezlime ev uzleme, ev echele ev yüchele aleyye
    “.

    Evden Çıkarken okunacak dua Türkçe Manası

    Allah’ın ismi ile Allah’a tevekkül ettim. Ey Allah’ım sapmaktan ve saptırılmaktan, hata etmekten ve hata ettirilmekten, zulmetmekten ve zulmedilmekten, cahillik etmekten ve cahilliğe uğratılmaktan sana sığınırım.”

    Ayrıca Bknz;

    Elbise giyerken okunacak dua

    Abdest duası Türkçe Arapça Okunuşu

    Tuvalete Girerken ve Çıkarken Okunacak dualar

    Evden çıkarken okunacak dua

    Kaynak:Seyda Muhammed Konyevi (K.s)


  • Elbise giyerken okunacak dua

    Elbise giyerken okunacak dua

    Elbise giyerken okunacak dua


    İnsan sabah uyanıp abdestini aldıktan sonra camiye gitmek için elbiselerini giyer. Elbiseler giyilirken besmele çekilmeli ve şu dua okunmalıdır:



    اللهم لك الحمد الت گسوننیه اسألك خيره وخير ما
    صنع له و أعوذ بك من شره وشرما صنع له

    Elbise giyerken okunacak dua Arapça Okunuşu


    Allâhümme lekelhamdü ente kesevtenihi es elüke hayrahu ve hayra mâ sunia lehu ve euzübike min şerrihi ve şerri mâ sunia leh

    Elbise giyerken okunacak dua Türkçe manası


    Ey Allah’ım! Hamd sanadır. Sen beni giydirdin.Senden, bunun hayrını ve yaradığı işlerin hayrını
    isterim. Bunun şerrinden ve yaradığı işlerin şerrindensana sığınırım.
    ” (Ebu Davud, Tirmizi, Nesai)


    İnsan elbiselerini giyinirken: “Allah’ım! Vücudumu ve avretimi örttüğün gibi günahlarımı da ört!”
    diye düşünmelidir.


    Kur’an ahlakını yaşayan bir insanın dikkat ettiği bir diğer konu ise giysilerini temiz tutmaktır. Çünkü
    bu, Kuran’da “Elbiseni temizle. Pislikten kaçınıp uzaklaş.” (Müddessir; 4-5) ayetleriyle emredilmektedir.

    Mü’min, Allah’ın bu emrini tüm emirlerinde olduğu gibi titizlikle yerine getirir; imkânları ölçüsünde, elinden geldiğince temiz giyinmeye özen gösterir.

    Ayrıca Bknz:

    Evden çıkarken okunacak dua

    Tuvalete Girerken ve Çıkarken Okunacak dualar

    Abdest duası Türkçe Arapça Okunuşu

    Kaynak:Seyda Muhammed Konyevi (K.s)

  • Abdest duası Türkçe Arapça Okunuşu

    Abdest duası Türkçe Arapça Okunuşu

    Abdest duası Türkçe Arapça Okunuşu.Abdest Alırken Okunacak dualar,Abdest Alırken günahlar aff olunur mu?Abdestli ölen kişi şehit olur mu?Abdest alırken hangi dualar okunur?Güzel bir abdest nasıl alınır?

    Peygamber Efendimiz abdest alırken hangi duaları okurdu,Abdest duası Türkçe Abdest alırken okunacak dualar Diyanet Abdestten sonra okunacak dua Abdest duaları Arapça


    Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Din, temizlik üzerine
    bina edilmiştir
    .” (Taberani)
    Bu temizliklerin başında abdest gelmektedir.Abdest alan kimsenin kalbi saygı dolu olmalı, Rabbini ziyaret ettiğini, O’nun huzurunda olduğunu bilerek ona göre hareket etmelidir.
    Çünkü Allah-u Zücelal azaların su ile yıkanmasını günahlardan arınmanın sembolü kılmıştır.
    Onun için abdesti adablarına riayet ederek almak,büyük mükâfatları da beraberinde getirir.

    Nitekim
    Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyur-muştur:
    Abdest ne güzel sevaptır. Herhangi bir kimse,Allah-u Zülcelal’in rızasını kazanmak için namaz kılmak isteyip, abdest almaya teşebbüs ettiği zaman; ağzına su verince, dili ile yapmış olduğu bütün günahları bu su damlaları ile yere dökülür ve Allah-u Zülcelâl tarafından af ve mağfiret olunur.
    Yüzünü yıkadığı zaman, gözleri ile yapmış olduğu bütün günahları, bu su damlaları ile yere dökülür, af ve mağfiret olunur. Ellerini yıkadığı zaman, elleri ile yapmış olduğu günahları parmak uçlarından dökülür. Ayaklarını yıkadığı zaman, ayakları ile yapmış olduğu günahları bu su damlaları ile dökülür, af ve mağfiret olunur.
    ” (Ebu Davud, Ibn Mace)
    Bu hadis şuurlu olarak düşünen insanlar için büyük bir işarettir.

    Abdest Alırken dikkat edilmesi gereken edebler

    Bilinen dini ahkâmların dışında maneviyat ehlinin abdest üzerinde dikkat ettikleri bir takım
    edepler vardır.

    Abdest Alırken dikkat edilmesi gereken edebler

    Onların abdestte önem verdikleri edepler şunlardır:


    1- Abdest azalarını kalb huzuru ile yıkamak:

    Salihlerden birisi şöyle demiştir: “Kalb, abdest alırken uyanık, huzur içinde olursa, namazda da huzur içinde olur. Abdestte bir hata olunca,namazda vesvese gelir.”


    2- Devamlı abdestli bulunmak:

    Abdest, mü’minin manevi silahıdır. Azalar, dini bir alamet olan abdestin himayesinde oldukları zaman, şeytanın onlara etki edip günah işletmesi az olur.
    Enes bin Malik radıyallahu anh’dan şöyle rivayet edilmiştir: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem
    bir defasında bana: “Yavrum! Devamlı abdestli bulunmaya gücün yeterse yap. Çünkü abdestli iken ölen kimseye şehitlik sevabı verilir.” Buyurdu. (Heysemi)
    Bu sebepten dolayı, akıllı kimseye düşen görev daima ölüme hazır olmasıdır. Devamlı abdestli
    bulunmak, ölüme hazır olmak sayılır.

    El-Husri şöyle demiştir: “Gece uyandığım zaman, uykuya abdestsiz dönmemek için kalkar
    abdest tazeler uykuya öyle dalarım
    .”
    Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan rivayet edilen hadis-i şerifte, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve
    sellem Hz. Bilal radıyallahu anh’a hitaben şöyle buyurmuştur: “Ya Bilal! İslamda en çok sevap
    umarak yaptığın amelin nedir? Ben cennette senin ayak seslerini duydum
    .”
    Hz. Bilal radıyallahu anh da şöyle cevap vermiştir: “Gece veya gündüz her abdest alışımda, Allah
    için iki rekât namaz kılarım. Bundan başka da fazlaca sevap umduğum bir amelim yok
    .” (İbn
    Huzeyme)


    3- Suyu israf etmeden kullanmak:

    Suyu israf etmeden fıkhi ölçülerde kullanmak: Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
    şöyle buyurmuştur: “Abdestte musallat olan “Velhan” isimli bir şeytan vardır. Onun kullandığınız su da size vereceği vesveseden sakının.”(İbn Mace)
    Ebu Abdullah Ruzbari şöyle demiştir: “Şüphesiz şeytan insanların bütün amellerinden bir şey koparmaya çalışır. Onun için onların kendilerine emredilen şeyleri eksik veya fazla yapmalarının bir önemi yoktur. Hangisini yapsalar şeytan sevinir.”


    4- Bâtınî temizliğe önem vermek:

    Maneviyat ehlinin en fazla üzerine durdukları; maneviyatlarını çirkin sıfatlardan ve sevimsiz ahlaklardan temizlemektir.
    İlmin müsaade ettiği zahiri temizliklerde titizliklerinin yanında, bu temizliklerle maneviyatlarını
    temizlemeye özen gösterirler. Manevi birere pislik olan kibir, ucub, dünya muhabbeti gibi hastalıkları
    temizlerler. Her insan bunları yaparken hem zahirini hem de maneviyatını temizleyip Allah-u
    Zülcelal’in huzuruna temiz bir şekilde gireyim diye düşünmelidir.

    Ashab-ı kiramların zahiri temizlik hususundaki her işleri o günün şartlarına uygun olarak kolaylık üzerine idi. Bunun yanında manevi temizliğe çok önem verirlerdi.

    Bu zahiri temizliği vesile kılarak maneviyatlarını temizlemek için büyük gayret gösterirlerdi.
    Netice olarak yazılmış olunanları duyup öğrendikten sonra, abdestini huzurlu olarak almayan
    kimse; Allah-u Zülcelal’in rızasını, ecir ve sevaplarını önemsememiş olur. Onun için elimizden
    geldiği kadarı ile abdestimizi huzurlu olarak almaya gayret etmemiz lazımdır.
    İnsan abdest alırken sanki Allah-u Zülcelal’in huzurunda bulunduğunu, O’nun ibadetini yapmak için abdest aldığını, azalarını huzurlu bir şekilde yıkadığını ve o suyun bereketi ile Allah-u Zülcelal’in
    o azaları ile işlemiş olduğu günahları affettiğini mülahaza etmelidir. Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
    Bir kimse, abdest alırken Allah’ı zikrederse (Allah ile huzurlu olursa), bütün azalarının işlediği günahlardan temizlenmiş olur. Eğer Allah-u Zülcelal’i zikretmezse (Allah ile huzurlu
    olmazsa) su değen yerlerden başkası temizlenmez.
    ” (Darekutni)
    Kişi, huzurlu olarak besmele ile abdeste başlamalıdır. Abdest sonunda da şu duayı okumak
    abdestin edeblerindendir:

    Abdest duası


    بسم الله الرحمن الرحيم اشهد ان لا اله الا الله
    وحده لا شريك له وأشهد أن محمدا عبده ورسوله
    اللهم اجعلني من الثوابين واجعلني من المتطهرين
    واجعلني من عبادك الصالحين سبحانك اللهم وبحمدك
    أشهد أن لا إله إلا انت استغفرك وأتوب إليك


    “Bismillahirrahmanirrahim. Eşhedü enlâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerike leh. Ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Rasulüh. Allahummec’alni minettevvabine vec’alni min el mütedahhirine vec’alni min ibâdikes sâlihine subhanekellahümme vebihamdike ve estağfiruke ve etübu ileyke.”


    Allah’tan başka ilah olmadığına, O’nun bir (tek)olduğuna, ortağı bulunmadığına ve Muhammed
    sallallahu aleyhi ve sellem’in O’nun kulu ve resulü olduğuna şehadet ederim. Ey Allah’ım! Beni çok tevbe
    edenlerden ve (günahlarından) temizlenenlerden eyle! Ve beni salih kullarından eyle! Seni (her türlü
    noksanlıktan) tenzih ederim ve sana hamd ederim.Affına sığınır ve sana tevbe ederim.

    Abdest’ten sonra Kadir Suresini Okumak


    Ayrıca abdesttten sonra Kadir suresi de okunmalıdır. Nitekim Deylemi’den rivayet edildiği üzere Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
    İnsan abdestini bitirince Kadir suresini bir defa okursa, sadıklardan olur. İki defa okursa,şehitler divanına yazılır. Üç defa okursa peygamberlerle haşrolunur.” (Deylemi)

    Bknz; Abdest nasıl alınır?

    Kaynak: Seyda Muhammed Konyevi (K.s)

  • Tuvalete Girerken ve Çıkarken Okunacak dualar

    Tuvalete Girerken ve Çıkarken Dinimiz temizliğe çok büyük bir önem vermiştir.
    Onun için Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:

    Temizlenmek, imanın yarısıdır.” (Müslim)

    İnsan doğal olarak sabah uyandığında abdest almadan önce tuvalete gitmeye ihtiyaç duyabilir.
    Tuvalete girerken şu dua okunur:


    بسم الله اللهم اني اعوذ بك من الخبث والخبائث


    Bismillah Allahümme innî eûzü bike mine’l hubsi ve’l-habaisi.”

    Allah’ın adıyla, Allah’ım! (kovulmuş birer pislik olan) dişi ve erkek şeytanların şerrinden sana sığınırım.” (Buhari, Müslim)


    Tuvalete girerken sol ayakla girilmeli, tuvalette iken konuşmamalı, din ve dünya işi düşünülmemelidir. Avret yerine ve çıkan pisliğe bakmamalı ve idrarın içine tükürmemelidir.

    Oturmasını da gereksiz yere uzatmamalıdır.

    Tuvaletten çıkarken sağ ayakla çıkmalı ve çıkarken şu duayı okumalıdır:


    غفرانك الحمد لله الذي أذهب عنى أذى وعافاني


    Gufraneke elhamdü lillahillezi ezhebe annî ezâ ve âfânî


    Ey Allah’ım! Affina sığınırım. Bana eziyet veren şeyi gideren ve bana afiyet veren Allah’a hamdolsun.”
    (Nesai, İbn Mace)

  • Tasavvuf Nedir , Tasavvuf yolu

    Tasavvuf Nedir , Tasavvuf yolu

    Tasavvuf Nedir , Tasavvuf yolu

    Tasavvuf nedir,tasavvuf’ta mürşidi kamil?

    Tarikatların en kâmili, Nakşibendi Tarikatı’dır.Nakşibendi Tarikatı, silsile yoluyla Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemden Ebû Bekir Sıddık radıyallahu anhuya gelmiştir.

    Selmân-ı Fârisî radıyallahu anhu ile devam ederek, birçok zat vasitasıyla Şâh-ı Nakşibend kuddise sırruhûya ve yine birçok Mürşid-i Kamil vasıtasıyla Seydâ Hazretelerine kadar intikal etmiştir.
    Tarikat-ı Aliyye iki temel üzerine kurulmuştur:
    Birincisi: Şerî’at‘dır. Yâni, Allah-u Zülcelal tarafından Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi veselleme
    bildirilen zahiri ve batınî emir ve nehiyleri yerine getirmektir.
    İkincisi: Muhabbet, ihlâs ve teslimiyyettir.
    Muhabbet: Müridin, Mürşidini annesinden, babasından, evlâdından, ailesinden hattå kendi nefsinden daha fazla sevmesidir.

    İhlâs: Mürîd mürşidini, kendisini hidâyete ulaştıracak bir rehber ve vesile olarak kabul etmelidir.
    Dünya kutublar, gavslar ve velîlerle dolu olsa dahi,kendisi için hidâyet kapısının buradan başka bir yer
    olmadığına ve hidayetinin ancak burada mümkün olduğuna inanmalıdır. “Benim mûrşidim, zamânımızın
    en büyük velîsidir.” diye itikâd etmek, şart değildir.Yine de şâyet bu itikâd varsa daha iyidir.


    Teslimiyet: Mürşidinin bütün emirlerini harfiyyen tatbik etmeye çalışmalıdır. Hiç bir sûrette (kalb
    veya dil ile) mürşidine karşı itirazda bulunmamalıdır.Kurtuluş ve saadete kavuşmanın, mürşidinin emrine
    tabi olmakla olduğuna; helâkının ise mürşidinin emrine aykırı hareket etmekte olduğuna inanmalıdır.


    Tasavvuf’da Mürşid-i Kâmile Bi’atin Gerekliliği


    Geçmişte olduğu gibi günümüzde de bir mürşid-i kâmile intisab etmek, Hz. Peygamber sallallahu
    aleyhi veselleme ve onun Ashab’ına bi’at (intisab)etmek gibidir.


    Nasıl, Ashab-ı Kiram, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi veselleme namaz kılmak, oruç tutmak,zekât vermek ve İslâm’ın diğer hükümlerini yerinegetirmek hususunda bi’at etmişlerse bir insanın da mürşid-i kâmile intisab edip zikrettiğimiz hükümleri yerine getirme çabasında olması, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi veselleme en büyük mutabaattır.
    Mürşid-i kâmiller, Allah-u Zülcelal’in yeryüzündeki halis kullarıdır. Onların vasıtası ile Allah-u Zülcelal,gerçek müridleri hidayete erdirip irşad eder.

    Mürşid-i kâmiller dinin rehberleridir. Bunun için onlara mutabaat gereklidir. Nitekim Ebu Derda ra dıyallahu anhudan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem
    şöyle buyurmuştur: “Muhakkak ki alimler, peygamberlerin varisleridir. Onlar, dinar ve dirhemlere
    varis olmamışlardır. Ancak ilme varis olmuşlardır
    .”(Ebu Davud: 3641, Tirmizi: 2681)
    Burada alimlerden maksat, ilmi ile amil olan alimler ve müşidi kâmiller ile hak yoluna çekip götüren
    mümtaz kimselerdir.

    Kaynak:Seyda Muhammed Konyevi (K.s)

  • İslam’da Ölüm

    İslam’da Ölüm


    insanın maddi bir bedeni olduğu gibi bir de maddi olmayan fakat yaşamamızı, hissetmemizi, düşünmemizi, hayal etmemizi sağlayan bir ruhu vardır. İnsanın maddî bedeni ölümlü iken ruhu ölümsüzdür.

    Ruhun Allah’ın belirlediği zamanda bedenden ayrılmasına ölüm denir. Allah-u Teâlâ bu
    konu ile ilgili Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurmuştur:
    Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya Suresi;35)


    Ölümle birlikte bu dünyada geçirdiğimiz ömür süresi biter. Ruh asıl vatanı olan ahiret âlemine götürülür.
    Ölüm bir son değil, sonsuz bir hayata geçiştir. İnsanlar dünya hayatında yaptıkları iyi veya kötü işlerin hesabını verecekleri ahiret yurduna ölümle birlikte geçer.
    Bu dünyada yaptığımız işler, ölümden sonra başlayacak asıl hayattaki degerine göre kıymet kazanır. Bu sebeple bir mümin ölümden korkmamalı ama ölümden sonraki hayatı düşünüp hayatına güzel bir şekilde yön vermelidir.

  • Ahiret nedir?


    Ahiret, kelime olarak son ve sonuç gibi manalara gelir. Dini anlamda ahiret, ölümden sonra tekrar dirilişle başlayan, Allah‘ın mükafat, ceza veya affının gerçekleşeceği, sonu olmayan hayattır.

    Ayrıca Bakınız; Ahirete İman